Logo Bilişim Arşivi

İngilizce ↔ Türkçe Sözlük

High

Yüksek, yüce, ulu, hayranlık uyandırıcı, yüksek, (zaman) tam, (yiyecek) bayat, esrik, uyuşturucu etkisi altında, uçmuş, uçuşta, yükseğe, yüksekte, yüksek çekit, yüksek derece, doruk, büyük heyecan, coşku, mutluluk, yüksek yer, zirve

Person Standing on Hand Rails With Arms Wide Open Facing the Mountains and Clouds Silhouette Of Mountains High-rise Buildings Gray and Brown Mountain

* Resimler temsilidir

Bunlara da bakabilirsin